Yabancıların Gözüyle Çanakkale
YABANCILARIN GÖZÜYLE ÇANAKKALE
Çanakkale’de yaşananların o
günleri yaşamış düşman askerlerinin anlatımıyla:
“Bayraklar dalgalanıyor,
borular öttürülüyor ve dalgalar halinde üzerimize geliyorlardı. Ben makinalı
tüfeği sabitleştirdim ve oturduğum yerde namluyu öne ve arkaya çevirerek ateş ediyordum. Nişan almıyordum ama
ıskalamak olanaksızdı. İki yüz metre bile yoktu aramızda. Çok kalabalıklar ve
arazinin kayalık olması nedeniyle yayılamıyorlardı. Bir açıklıktan geliyorlardı
üzerimize. Biz bu uçtaydık ve onlar da öteki uçtan geliyorlardı. Ben ateş
ediyordum, iki numaram mermi şeridini tutuyor ve kutudan yeni şeritler
çıkartıyordu. Diğerleri tüfekleriyle ateş ediyorlardı. Ateşin etkisini
göremiyorduk, sanki büyük bir nesneye ateş eder gibiydik. Tek tek insanlar
yoktu karşınızda. Her şey birden sona erdi ve birden önümüzde kimse
kalmadı...”
General Tawshend
“Avrupa’da hiçbir asker
yoktur ki, bu ifadenin altını çiziyorum, Türklerle mukayese edilebilsin.
Almanların müdafaada gayet iyi oldukları kabul olunabilir. Fakat siperlerde
onlar dahi Türklerle kıyas edilemez. Misal olarak Gelibolu’yu zikretmek
isterim. Orada bizim gemi ateşlerimizle büyük zayiata uğrayan kıtalar, Türk
olmasalardı. Yerlerinde kalamaz ve derhal değiştirilirlerdi.
Halbuki, Türkler, bütün muharebe
müddetince yerlerinde kaldılar.”
Er Joseph Clements
“Türklerin içinde iriyarı
biri vardı, neredeyse iki metrenin üstünde olmalıydı, bizimki de en az onun
kadar iriydi. Sanırım prestij için iri adamlarını seçmişlerdi. İkisinde de beyaz bayraklar vardı. Ve ortada
duruyorlardı.... Ben ölüleri gömenlerden biri değildim ama siperin kenarına
oturdum ve bir süre sonra yanlarına gidip Türk’e sığır kavurması ikram ettim.
Gülümsedi, çok sevinmiş göründü ve o da bana ipe dizilmiş incir verdi. Jacko
adını verdiğimiz Türk askerlerinden ben
de, bizimkilerin hepsi de pek hoşlanmıştık. Onun için kötü bir söz söylendiğini
duymadım, temiz dövüşürlerdi ve dünyanın en cesur insanlarıydı. En yoğun ateş
karşısında bile durmazlardı, adeta fanatik insanlardı. Onlarla ateşkeste
karşılaştığımızda çok esaslı insanlar oldukları sonucuna vardık....”
Er Henry Barnes
0 yorum yazılmıştır
